Melekyarim.CoM Aşk Sevgi Bayanlara Özel Erkeklere Özel Sağlık Bilgisi Ödev Rüya Tabirleri Paylaşım Platforumu
24 Mayıs 2012, 13:16:39 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Foruma üyelerimizin yazdığı mesajlar kontrolden geçmemektedir ve mesaj içeriğinden üye sorumludur. Mesajlarda Yasa Dışı İçerik Bildirimi Yapmak İstiyorsanız Lütfen melek.yarim@hotmail.com Adresine Mail Atınız

Forumumuz Linkler Dışında  Gizlenmiş değildir.
Üye Olmayan Ziyaretçilerimiz Bütün Forumu Görebilirler Fakat Yeni Konu Açamazlar ve Konulara Cevap Yazamazlar. Forumumuzu tam anlamıyla kullanabilmek İçin Üye Olmalısınız. Üyelik Ücretsizdir.

 

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yalancı  (Okunma Sayısı 1620 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Özgül

------Üye Bilgileri Yeni Üye
*

Başarı Puanı +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Üye ID: 240

Kayıt tarihi 19 Ağustos 2007, 11:41:05

Nerden: türkiye
Yaş: 25
Mesaj Sayısı: 20

Ağustoslar da üşüdünüz mü hiç...?



Durumum:

« : 20 Ağustos 2007, 11:20:23 »

Yalancı
 
Adamın sigarası bitmiş. Saat de gecenin 22.00'siymiş. Karısına sigara almaya gideceğini ve birazdan döneceğini söyleyerek, köşedeki bakkalın yolunu tutmuş. Köşeye vardığında bir de bakmış, bakkal kapalı. Bakkalın yanında da bir bar varmış. Adam paralı makinelerin birinden sigara almak ümidiyle bara girmiş. Sigarayı tam alıyormuş ki barda çok güzel bir sarışın görmüş. Kadın da adamı kesiyormuş. Adam kadının yanına yaklaşmış, muhabbet etmeye başlamışlar. Bardan çıkıp kadının evine gitmişler. Adam sabah telaşla kalkmış. Kadına biraz un getirmesini söylemiş ve ellerini unlayıp evden telaşla çıkmış. Eve gittiğinde, karısı öfkeyle kapıyı açmış. Adam karısına, "Vallahi sigara almak için çıktım, bakkal kapalıydı. Bara gittim daha sonra barda sarışın bir kadınla tanıştım. Onun evinde sabahladım" demiş. Karısı adama inanmayarak bakmış ve "Bana ellerini göster" demiş. Adam ellerini gösterince kadının tepkisi şöyle olmuş: - Adi herif yine yalan söylüyorsun. Bütün gece bowling oynadın değil mi?


YALANCI BAHAR...

Kaç baharı gerçek sanıp kandık söylesenize...

Kaçına "Nihayet" hasretle kucak açtık ve ka­çında yanıldık...

Kaç kez ayaz vurmuş dallarımızda filizlerimiz sön­dü.

Yine de uslanmadık.

Yine geveze bir dosta sırlarımızı açar gibi açıldık yalancı bahara...

Yine yanıldık. Peşinden bastıran tipiyle ayıldık.

Ne yapalım ki, dalında patlamayı bekleyen bir to­murcuk gibi susamıştık ilk­yaza... Kaç zaman olmuştu kendimizi güneşin kollarına bırakıp, ormanda yayılan ke­kik kokularıyla sarhoş olmayalı...

Tahmin ediyorduk, üze­rimize katran rengi bir kafes gibi çöken bulutların ardın­da güneşin gülümsediğini...

Daha ilk ışınları deler delmez kafesi, açtık iştahla ruhumu­zun pencerelerini...

Bahar öyle kolay gelmezdi as­lında; biliyorduk; yanlış baharlar­da az mı ayaz yemiştik.

Kaçımız mart güneşine aldanıp açılmış ve kara kafesin ağına düşmüştü yeniden...

Bahar, ilan-ı aşk mevsimiydi; astık aşklarımızı ilan panolarına, sevdalar yasakken daha...

Bahar, barışın mevsimiydi; müjdeledik barışı, silahlar konu­şurken hâlâ...

Söyledik, ancak yazın söylene­cekleri, güneş henüz toprağı ısıtmamışken... cemreler düşmemiş­ken ilkyazın koynuna...

Yalanmış meğer bahar; daha vakti değilmiş, aşkın da barışın da...

Güneşe kananlar, yazı beklerken bahardan oldular; kesildi sesi soluğu, erken öten horozların...

İyisi mi itirafçı olalım; biliyorduk "İşte bahar" derken, ardından gelecek ayazı...

"Yalan bu çıkma" de­mişti temkinliler, tedbirli­ler, "çıkarken üstüne kalın bir şey al"anlar, "başına bir iş gelmesin"den ürkenler...

Ama bahar, olanca işvesiyle sokağa çağırıyordu.

Aşk, ilan panosuna asıl­mayı bekliyordu, barış bir kuş gagasında müjdelenmeyi...

"Erken mi geç mi" he­sabına gelmezdi ikisi de... Peşlerine düşülmeli, ilan edilmeli, müjdelenmeliydiler.

Güneşi görür görmez seranada ve barış türküleri­ne başladık. Vakti gelme­den açıldık, geç kalmadan davranma telaşında...

Erkenmiş.

Kursağımızda kaldı ba­har sevinçleri...

Erken öten horozlar, erken açmış çiçekler, erken doğmuş bebekler gibi kesildik, solduk, öldük.

Yine tedbirliler ulaşacak salimen yaza; biz yakalandık, zalim ayaza...

 

* * *

 

Ama itirafçı olsak da pişman olmadık.

Az da olsa ısındık hiç olmazsa... Vakitsiz de olsa söyledik, söylenmesi gerekeni...

"Bahar yalan mıymış gerçek mi" dinlemedik. Güneşin ilk dokunuşuyla haber verelim dedik, ardından gelecek müjdeyi...

Aşk için erkendi belki; barış henüz uzak...

...ama ikisi de gelecekti nasılsa sonunda...

Hep bildik ki, habercisidir yalancı bahar, sahicisinin...

Bazen vaat, hediyeden de kıymetlidir.

Kesilmeyi göze alıp erken ötmek yeğdir çoğu zaman, susup doğru zamanı kollamaktan...

Sonunda olan yalana kananlara olur, onlar müjdeledikleri şeyi göremeden giderler.

Lakin çoğu buna gönüllüdür.

Güneşe en erken onlar dokunmuşlardır, elbet en erken ya­nan onlar olacaktır.

Belki "İkinci Bahar"ı yaşayanlar bilir kıymetlerini...

 

   
 





 
Logged

Duydum ki bugün ağlamışsın bir köşede, kimselerin görmediği sızılarda kavrulup, çökmüşsün tenhalarda, sevdanın gamları vurmuş can evinden seni,son konuştuğumuz yerleri gördükçe...
sevdasokagi

------Üye Bilgileri Yeni Üye
*

Başarı Puanı +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Üye ID: 242

Kayıt tarihi 20 Ağustos 2007, 12:55:43

Nerden: balıkesir
Yaş: 31
Mesaj Sayısı: 4



Durumum:

« Yanıtla #1 : 20 Ağustos 2007, 13:03:44 »

çok güzel sağol
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.205 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu