sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« : 12 Kasım 2007, 15:01:19 » |
|
VaZgEçEmEdİm sen hiç umutlarla yaşadın mı? her defasında bir umudunu daha kaybettiğinde yeni başka bir umuda, sıkıca sarılmayı bilir misin? yaşamak için belkide yaşamaya çalışmak için... hayallerle mutlu olmayı denedin mi hiç?hayallerin gerçek hayatla çakıştığında isyan ettin mi hayata? ben ettim,kırarak,dökerek bağırarak,çoğu zamansa ağlayarak...... sevmek nedir hiç düşündün mü?daha doğrusu bunu düşünmeye hiç zamanın oldu mu?ben düşündüm ve sevmenin sadece seni seviyorum demek olmadığını öğrendim sevmek ,uykusuz geceler bitmek tükenmek bilmeyen hayaller yanlızlık, pişmanlık,özlem demektisen bunları yaşadın mı hiç? yaşamadın biliyorum sen hiç kimseyi sevmedin ki yaşayasın, sadece sevdiğini zannettin...... oysa ben sevdim uykusuz gecelerimde yanlızlıkla dost olup hasretliğini çektim hayyaller kurdum kurduğum bu dünyada kayboldum sana seni sevdiğimi söylediğim için hIC pişman OLMdim sen hiç geceleyin uyumak yerine ağladın mı? seni nasıl sevdiğimi düşündün mü? düşünmedin biliyorum ama ben söyleyeyim sen benim için hayattın,umuttun ,yaşam kaynağımdın, ölümü bile göze aldığım ilk sevdamdın.. ben sadeec bunları bil istiyorum seni nasıl sevdiğimi ve sensiz yaşayamayacağım gerçeğini...... sana hiç kızmadım,küsmedim çünkü ben hiç kimseyi bu kadar çok sevmedim...aşkın yarını yoktu ama benim beklediğim hep yarındı bekledim belki bir gün sende seversin diye benim yaşadıklarımı yaşarsın işte o zaman beni anlarsın... belki beni sevmedin ,belkide sevmek istemedin ama şunu sakın unutma bitanem; BEN NE OLURSA OLSUN SENİ SEVMEKTEN HİC VAZGECMEDİM VaZgECEmEdİm
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #1 : 12 Kasım 2007, 15:35:13 » |
|
Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var.
Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.
Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu, diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?
Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.
Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.
Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.
Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başında içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.
Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.
"Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum.
Neler yazmışım diye merakımdan.
Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.......
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #2 : 12 Kasım 2007, 15:37:59 » |
|
KALBIM BU SON SEVDAYLA SON BULSUN... SENDEN BASKASINI SEVMEK HARAM OLSUN...Ve bitanem... benden iki sey hep seninle kalsin...
seninle Uzaktan uzaga da olsa yasanmis anilarim.. ve ve Yüregimi kasip kavuran Sevdan...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #3 : 13 Kasım 2007, 12:12:18 » |
|
CAGIR YÜREGİMİ
Unutmadım, unutamadım seni,o öldüren sevgini, Vazgeçmedim senden umudu kesmedim gözlerinden, Bekledim doğan güneşle, belki o getirir diye seni, Karanlıkta yıldızlara sordum, yoksa onlar mı getirirdi sevdiğimi.
Durmadım,yılmadım kalbimden, kalbine duyurana kadar sevgimi, Bitiremedim, nefret etsem bile bu yok eden özlemi, Canımı yoluna verdim, yıkılmamak için savaştım, ah bir görsen beni, Ben seni sevdim, ben sana kaldım, yeter artık çağır şu yüreğimi.
Elimden gelen sadece büyük bir haykırış, Umutsuz belki, bir ihtimal bile olmasa da bu yakarış, Neden bir tanem, neden, gelsen şimdi biter her acı yine kalplerde barış, Sevgiye senin ki, hadi bir kalp bağışla bana, sanadır bu yalvarış.
Görmüyor musun bitiyorum sensiz, eriyorum bir mum gibi, Hadi ateş ol tekrar yak beni, hatırla hor görme geçen günleri, Boş kalmasın anılar kalmasın yaşanmışlığıyla, koparma içimden, Bitsin bu ayrılık, ellerimi tut yine sen değil misin ki yaşamımın tek sebebi.
Koş tekrar benimle aynı hayallere, sımsıkı tut bırakma benim gibi, Ben seni tutarken kaybetmemek için, yakala hadi attım sana kalbimi, Gördün mü ışığı geleceği gösteriyor şimdi, ayrılmayan ikimizi, bitmeyecek sevgimizi, En güzel duyguların başladığı, senin bana gelen en saf halini.
Anladın mı seni seven bir kalp var yeryüzünde, seni arayan, Buldun mu şimdi aradığını, yalnızlığın hain kollarında, Verdin mi kararını, uyandıracak mısın beni bu kötü rüyadan, Açacak mısın kollarını, yeniden ısıtacak mısın benimle varlığımı, yine her an.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
dost04
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #4 : 14 Kasım 2007, 11:52:48 » |
|
eline sağlık çok güzel...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #5 : 26 Kasım 2007, 12:39:35 » |
|
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Bir kez görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...
“Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri dönmemem için şans dile... “
Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan gene yazıyorum işte! Seni daha öncede yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek...
Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.
Yine senden habersiz...
Ben seni severken de senden habersiz sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...
Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz “bir tane” olmuştun sen...
Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni, Sen BAL’ımdın!
Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel’din... Aşk Özel’di....
Yağmurda Aşk Başkadır diyenlere gülüyordum ama bende yağmurda üşüyen ellerini severek başladım seni sevmeye...
Aralık’tı... İstiklal’e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı...
Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...
Sonra tüm parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni deliler gibi özlediğimi...
Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım...
Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum! ! ! !
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum...
Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip, gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum...
Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen...
Zaten kolay olan ne vardı ki benim için;
Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark yoktu...
Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...
Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek, yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak, sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten “bir taneydin”!
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...
Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı. Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi... Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...
Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!
Ne zaman Aralık’ta bir yağmur yağsa, ben İstiklal’de ıslanıyor olacağım,
Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım,
Ne zaman bir havuz görsem, kenarında oturup seni bekliyor olacağım demiştim... Başaramadım...
Ben Kaybettim...
Sen Kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın...
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...
Ben artık gidiyorum Bal’ım...
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...
Ve Lütfen, Aralık’ta yağmur yağdığında İstiklal’e gelme..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|