MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« : 29 Nisan 2008, 22:45:37 » |
|
Aralarında çeşitli yönlerden ilgi bulunan iki varlıktan zayıf olanı güçlü olana benzetme sanatıdır. “Ahmet aslan gibi güçlüdür.” Cümlesinde güç yönünden zayıf olan Ahmet aslana benzetilmiştir.
üHer benzetme bir karşılaştırmadır.Örnek cümlede “Ahmet” ile “aslan” karşılaştırılmıştır.
üAralarında ortak özellik bulunmayan kavramların karşılaştırılması benzetme değildir.Mesela: “Elma kadar sivri maydanoz , Minare gibi ekşi duvar” benzetmeleri standartlara uymaz .Çünkü karşılaştırılan şeyler arasında ortak bir özellik mevcut değildir.”Teşbihte hata olmaz “ sözünü de bu minvalde değerlendirmek gerekir . “Hata olmaz”dan kasıt teşbihin hata kabul etmeyeceği realitesidir.Yani hatalı teşbih teşbih değildir.
üİstisnalık arz etse de bazen kendisine benzetilen taraf güçlü taraf değildir: ”Ninemin pamuktan daha yumuşak ellerini öpmeye doyamazdım”
Benzetmede “erkan-ı teşbih” de denilen dört öğe mevcuttur.Bunlardan benzeyen(müşebbeh) ile kendisine benzetilen(müşebbehün bih) asli ; benzetme yönü(vech-i şebeh) ve benzetme edatı(edat-ıteşbih) yardımcı unsur olarak kabul edilir. Bu öğelerin var olup olmamasına göre teşbih sanatı çeşitlilik gösterir.
Canan gül gibi güzeldir. (Ayrıntılı benzetme /Teşbih-i mufassal) b.yen k.b.tilen b.edatı b.yönü
Canan gül gibidir. (Kısaltılmış benzetme /Muhtasar-Mücmel) b.yen k.b.tilen b.edatı
Gül Canan güzeldir.(Pekiştirilmiş benzetme /Müekked) k.b.tilen b.yen b.edatı
Gül Canan bizim şeref misafirimizdir.(Teşbih-i beliğ/Yalın-güzel) k.b.tilen b.yen
Bütün öğeleri tam olan benzetmeye “ayrıntılı”, benzetme yönü konmamışa “kısaltılmış”, benzetme edatı bulunmayana “pekiştirilmiş” ve nihayet yardımcı öğelerin bulunmadığı sadece temel öğelerle kurulanına da “beliğ” teşbih” diyoruz. Not: Andırmak, benzer,dönmek,sanki,kadar,örnek,-den ,bigi,meğer ki , gûyâ,tıpkı,misl,misüllü,niteki,sıfat,manend,-veş,-asa,-var, çü, çün, tek,andırır... kelimeleri benzetme edatı kabul edilir.
Örnek cümleler: üAbbas tilki gibi kurnazdır. üYol yılan gibi kıvrılıyor. üTürkiye güzellikte cennet gibidir. üTaş gibi sert ekmek üKömür gibi kara gözlerin üElma gibi tatlı yanakların üKalem gibi ince parmak üRüya gibi güzel yaz. üBuz gibi soğuk gazoz üCiva gibi haretketli adam üSüt gibi beyaz badana üDal gibi ince kız Yukarıdaki cümleleri benzetmenin dört türüne göre çekimleyiniz .
Sanatlı beyitler ve mısralar üKöhne düşünceler paslanmış çivilere benzer. üİhtiyar adam bir çocuk gibi ağlıyordu. üBin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik. üKükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım. üKul Mustafa karakolda gezerken/Gülle , kurşun yağmur gibi yağarken üDalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal üBir kez Allah dese aşk ile lisan/Dökülür cümle günah misl-i hazan üKarşımda eski evler tarih gibiydi. üGündüz denizlerde sönerken baktık/Ve çobanlar gibi dallar gibi yaktık üKız vücudun sarı güller gibi ter/Çık sudan kendini üryan göster üÇini bir kasede bir Çin çayı içmekteydi/Bir güzel yırtıcı kuş gözleri gördüm/Som mücevher gibi kan kırmızı tırnaklarını üÂrızın âb-ı sâftır gûyâ/Zekan bir habâbdır gûya üBaşka sanat bilmeyiz karşımızda dururken/Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz üÖmür çiçek kadar narin üSandım ki güzelliğin cihanda / Bir saltanatın güzelliğiydi. üPoyrazla söyleşir gibi yaprakların sesin üRûy-ı zemini tâbi-i fermanı kılmağa/Sultan Selim Han gibi bir şîr-i ner gelir üNeva-yı neydir esen bad cam-ı meydür gül /Çemende eşk ile sahba misal- cu dökülür üYarin ki her tebessümü dağ üstü bağ olur/Destinde cam-ı neşve semavi çerağ olur. üHizmetçiye gel der gibi Azrail’e gel der. üKafası kazan gibi oldu. üİstanbul karınca yuvası gibi oldu.
üDudakların elmadan etli ü Sürekli sevgiyi duydukça anne toprak üBambaşka Leh,Macar,Venedik,Rus güzeli /Sessiz haremde her biri endamlı bir peri üYalnız bu katta mümkün olur daima / Her hamlesiyle ruh o çelikten kanatlı kuş üFark etmez anne toprak ölüm maceramızı üBu dil ağzımda annemin sütüdür. üGördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi
|