MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« : 11 Haziran 2008, 10:50:16 » |
|
ABiDE: Anıt - Değerli eser AçELYA: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek. ADALET: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek. ADiLE: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan. AFET: insanlığın önleyemediği büyük doğal felaket AFiFE: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst AFiTAP: Güneş / çok güzel AFşAR: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar) AHSEN: En güzel, çok güzel AHU: Ceylan, karaca, maral - Güzel kadın AJDA: Filiz, sürgün - üzeri çentik çentik olan şey AKASYA: Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı AKGüL: Beyaz gül, gül gibi AKGüN: Aydınlık gün AKiFE: Sebatlı, kararlı- ibadet eden ALARA: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen , Kırmızı süs anlamında bir tamlama ALARCIN: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan ALçiN: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü ALEV: Ateşin çıkardığı yalım ALEYNA: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan ALiYE: Yüce, yüksek ALTAN: Kızıl şafak ALTIN: Değerli bir metal (Paslanmayan, en iyi iletken) ANDAç: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra ARiFE: Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip ARZU: istek, özlem eğilim ASENA: Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt ASiYE: Acılıkadın / Direk ASLI: Kök, köken - Aşık Kerem'in sevgilisi ASLIHAN: Kökeni soylu han soyundan ASRIN: çağdaş, bu asıra ait olan, asıra uygun olan ASU: Asi, ehlileşmeyen huysuz at - isyankar ASUDE: Sessiz, sakin dinlendirici ASUMAN: Gök, gökkubbe, sema ASYA: Yeryüzünün anakaralarından (kıta) birinin adı AşKIN: Aşmış, ileri, üstün/ Senin aşkın ATEş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması ATIFET: Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever ATiKE: özgür - Soylu - Güzel, genç kız AYBEL: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen AYBEN: Ay gibi. Ayın kendisi AYBüKE: Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı AYCA: Ay gibi parlak ve aydınlık AYCAN: içi aydınlık AYçA: Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal AYçiN: Ayçın, ay gibi, aya benzer AYDA: Dere kıyılarında yetişen bir bitki - Parmakları, endamıgüzel kadın AYDAN: Aya benzer ay gibi AYDiL: Güzel, parlak, aydınlık gönül AYFER: Ayışığı AYGEN: Gönül dostu AYGüL: Ay gibi güzel ve parlak renkli AYLA: Kadın, eş zevce /Ayın çevresindeki ışıklıdaire AYLiN: Ayın çevresinde görülen ışıklıdaire AYNUR: Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl AYPARE: Ay parçası AYSEL: Ay gibi parlak ve güzel AYSEN: Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli AYSU: Ay gibi parlak, berrak su AYSUN: Ay gibi güzel ve parlaksın AYşAN: şanı ay gibi parlak olan AYşE: Yaşam, dirlik, AYşEGüL: Güleç, güler yüzlü AYşEM: Ay ışığı - Benim Ayşem AYşEN: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık AYşENUR: Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel AYşiN: Ay gibi, aya benzeyen AYTAç: Ay gibi taçlı AYTEN: Ay gibi beyaz tenli AYTüL: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak AZiME: Azmeden, yapmak için kesin kararlı/ iri, kemikli yapılı AZiZE: Kutsal, ermiş kadın - Sevgi hitabı AZMiYE: Niyetli, kararlı AZRA: Bakire, el değmemiş
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #1 : 11 Haziran 2008, 10:50:37 » |
|
BAHAR: Doğanın canlandığı mevsim BAHRiYE: Donanma ve denizle ilgili BALCA: Bal damlası, bal gibi BALIM: Benim balım, tatlım - çok sevgili, samimi arkadaş BANU: Ev kadını , bayan BARAN: Yağmur BAşAK: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım BAşAR: Başarılıol anlamında BEDiA: Güzellik, üstün değerli olan BEDiHE: Başlangıç - Güzel söz BEDRiYE: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili BEGüM: Saygıdeğer kadın, hanımefendi - Hint prenseslerine verilen san BEHiCE: şen güleryüzlü BEHiRE: Güzel, asil BEHiYE: Güzel ve alımlıkadın BELGiN: Açık. belirli, farkedilen BELiN: şaşkınlık, hayret BELKIS: Yunanca asıllıolup Arapçaya geçen tarihi bir isim BELMA: Sakin, yumuşak BENAN: Parmakla gösterilecek kadar güzel BENGi: Sonsuz, sonsuzluk BENGiSU: insana ölmezlik verdiğine inanılan su / Abıhayat BENGü: Sonu olmayan, ebedi BENGüL: üzerinde benekler bulunan gül BENSU: Su gibi aziz benlik BERAY: Ayın en ışıltılı, en parlak hali BERFiN: Kar toplayan BERiA: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan BERiL: Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden BERiN: Manen çok yüksek ERNA: Genç, delikanlı BERRA: Bereketli olan BERRAK: Temiz, saf, arınmış ERRiN: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı ERşAN: Bir peygamberin din ve kitabını kabul eden BESTE: Ezgilerin özgün dizimi, BESTEGüL: Gül demeti BETiGüN: Beti:Yüz (Bet benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, Aydınlık yüz BETiL/BETüL: Temiz, iffetli BETüL: Ayrıkök salmış fidan - Hz.Meryem'in lakabı - Bakire BEYHAN: Bey soyundan BEYZA: En beyaz, en ak - Günahtan kaçınmış BiHTER: En iyi BiKE / BiKEM: Kadın, hanım BiLGE: çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan BiLLUR: Pek duru ve temiz cam BiLUN: Yarım Ay BiNGüL: Bin gülün güzelliğinde BiNNAZ: çok nazlı BiNNUR: çok nurlu BiRCAN: Herksçe sevilen, candan BiRGüL: Tek ve benzersiz gül BiRiCiK: Tek, bir tane, emsalsiz BiRSEN: Yalnız Sen anlamında BiRSU: özel bir su biricik su gibi BUCAK: Genellikle, geniş verimli bakımlıalanlara verilen ad (Köşe bucaktaki anlamıgibi) BUKET: çiçek demeti BURCU: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı BURçAK: Tohumlarıkullanılan bir bitki türü BURçiN: Dişigeyik BUSE: öpmek, öpüşmek, öpücük BüşRA: iyi haber
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #2 : 11 Haziran 2008, 10:50:51 » |
|
CAHiDE: çalışan, çaba gösteren CANAN: Sevgili, yar CANDAN: Yürekten, içten CANEL: içten, candan uzatılan dostluk eli CANKAT: Yaşamına can ekle, sevinçle dol CANSEL: Cana dair, canla ilgili CANSIN: içten, gönüldensin CANSU: Cana benzer değerde CAViDAN: Ebedi, sonsuz CELiLE: Büyük, ulu CEMiLE: Hoşa giden davranış CEMRE: önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi CENNET: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer CEREN: Ceylan, ahu CEVHER: Bir şeyin özü - Güç, enerji - Değerli taşlar CEVRiYE: Eziyet, cefa, sıkıntı CEYDA: Yararlı, herkese iyilik yapan CEYLA: Bu isim de çok istek almasına rağmen ben anlamını bulamadım. Bilen varsa lütfen yazsın. CEYLAN: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan CiHAN: Evren, alem CiHANNUR: Alemi aydınlatan nurlu ışık CiLVENAZ: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #3 : 11 Haziran 2008, 10:51:02 » |
|
çAĞLA: Badem, erik ve Kaysı gibi meyvaların ham hali çAĞRI: Davet çiçEK: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü çiĞDEM: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi çiLAY: Ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler çiLER: Güzel öten, güzel ötüşlü çiSEM: çiseleyen yağmur çOLPAN: Gözleri uzağı iyi gören, ilerigörüşlü
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #4 : 11 Haziran 2008, 10:51:14 » |
|
DAMLA: Bir sıvının küçük parçacığı DEFNE: Yapraklarıgüzel kokulu, yaz kış yeşil olan bir ağaç türü DELFiN: Yunus balığı DEMET: Saplarıbir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek DENiZ: Yeryüzünün 3/4'ünü oluşturan tuzlusu tabakası DEREN: Derleyen, toplayan DERiN: Yüzeyi, tabanından uzak olan DERYA: Deniz, çok bol, gönül DESTAN: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir DESTE: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin birarada bağlanması DEVRAN: Talih, kader DiBA: çiçek desenli ipek kumaş - Sevgilinin yüzü DiCLE: Güneydoğu bölgemizde bir nehir DiCLEHAN: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim DiDE: Göz (Arapça) DiDEM: Dide ,Göz: Didem= Gözüm DiLAN: Gönül dostu, gönüldaş DiLARA: Gönül alıcı, sevgili DiLAY: Gönlü ay gibi parlak, ışıklıolan / ışıl ışıl berrak konuşan DiLBERAN: Dilberler, güzeller DiLBERAY: Ay gibi güzel kadın DiLDAR: Birinin gönlünü almış, sevgili DiLEK: istek, arzu DiLER: isteyen, dileyen DiLHAN: içten, samimi söylenen DiLRUBA: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan DiLşAD: Gönlü hoş DOLUNAY: Ayın tam olarak görünen biçimi, DöNDü: Henüz evlenmemiş kız DURU: Saf, berrak DUYGU: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki DüNYA: Yeryüzü DüRDANE: inci tanesi DüRRiYE: inci gibi parlayan
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #5 : 11 Haziran 2008, 10:51:28 » |
|
EBRU: Kaşe / Hare gibi dalgalıkumaş ECE: Reis / Ulu / ilerigelen ECEHAN: Yönetici konumundaki ece,kraliçe ECEM: Kraliçem, benim sultanım EDA: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali EDiBE: Edepli, terbiyeli - Edebiyatla uğraşan, yazar EDiS: Benzerlerinden üstün, yüce EFSER: Taç EFTALYA: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan EGE: Bir çocuğu koruyan, ondan sorumlu olan - Bir deniz EKiM: Ekme, yetiştirme - Yılın onuncu ayı EKiN: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür ELA: Sarıya çalar kestane rengi ELçiN: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne ELiF: Arap alfabesinin ilk harfi / dost tanıdık / ışık saçan güzel kız ELMAS: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş ELVAN: Renkli, renk renk / güzel kokuların yayılması EMEL: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey EMiNE: Güvenilir, inanılır kimse ENGiN: Uçsuz bucaksız genişlikte - Denizin karadan uzak geniş bölümü ENiSE: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş ERDEN: Bakire - El sürülmemiş yer ERGüL: Erler içinde seçkinleşen, erlerin gülü ERTAç: Erkeklerin baştacı olmuş güzel ESEN: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı ESER: Rüzgarın esmesi/ Ortaya konan yapıt ESiN: Rüzgar / ilham /içe doğan duyguve düşünce ESMA: Adlar , isimler ESMERAY: Ay güzelliğinde esmerlik ESRA: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)'den esra EVREN: Var olan şeylerin tümü - Felek, cihan EVRiM: Değişim ve gelişmeler dizisi EVşEN: Hafif / şen olan ev gibi de tanımlanabilir EYLEM: Değişiklikdoğuran davranış, iş EYLüL: Yılın 30 gün süren 9. ayı(Güz'ün başlangıcı) EYşAN: şanlıgüzel, güzelliği ile ünlü EZGi: Belli bir kuralla yaratılan, duygu meydana getiren ses dizisi, şarkı, türkü EZRA: Sözü, konuşması düzgün
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #6 : 11 Haziran 2008, 10:51:40 » |
|
FADiK: Fatma adının bir söyleniş biçimi FADiME: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma) FADiş: Fatma adının bir söyleniş biçimi FAHiRE: övünülecek, iftihar edilecek - Kıymetli - Parlak, güzel, mükemmel FAHRiYE Bir karşılık beklemeden yapılan iş - Bir şiir türü FAHRiYE: Bir işi çıkar beklemeden yapan FAHRüNiSSA: övünülecek değerde kadın FATMA: Sütten kesme / AslıFatima FATMANUR: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim FATOş: Fatma adının halk arasında birbaşka söyleniş biçimi FAZiLET: Erdem / iyi huyların tümü FEHiME: Anlayışlı, çabuk kavrayan FERAH: Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren FERAY: Aydınlık, parlak FERAYE: Ay ışığı FERDA: Yarın / Gelecek zaman/ mecazi anlamda kıyamet günü FERHAN: Sevinçli, mesut FERHUNDE: Mübarek, kutlu, uğurlu FERiDE: Tek eşsiz, benzeri olmayan FERiHA: Sevinçli, ferah FERZAN: Bilim FEVZiYE: Galip gelen üstün - Tanrının bereketiyle ilgili FEYMAN: Ahlaki olgunluk FEYZA: Başarılı, refah içinde, mutlu FEZA: Uzay, evrenin genişliği FiDAN: Ağaçların genç ve yeni yetişeni FiGEN: çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren FiKRET: Fikir, düşünce - Amaç, niyet FiKRiYE: Düşünce ile fikir ile ilgili FiLiZ: Ağaçtan süren taze dalcıklar FiRDEVS: Cennetteki altıncı bahçenin adı FiRUZE: Mesut, mutlu - Açık yeşille gök mavisi renkleri arasında kıymetli taş FULDEM: Her zaman geniş açık görüşlü FULDEN: Her zaman geniş açık görüşlü FULYA: Nergislerden soğan köklü bir bitki FUNDA: Küçük çalılık / Süpürge otu FüREYYA: Parlak, ışıltılıgünler FüRUZAN: çok parlak, parlayıcı, aydınlık FüSUN: Efsun / Büyü, sihir
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #7 : 11 Haziran 2008, 10:51:51 » |
|
GAMZE: çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk GAYE: Amaç , erek, varılmak istenen hedef GAZAL: Ceylan, geyik - Güzel, iri göz GENCAY: Hilal GiZEM: sır / bilinmeyen şeyler, esrarengizlik GONCA: Açılmamış, tomurcuk halinde gül GöKBEN: özü genç olan GöKçE: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi GöKçEN: Mavi gözlü GöKNiL: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil olarak da düşünülebilir GöKNUR: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü GöKSU: Mavi su, akarsulara verilen ad GöKşiN: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik GöNüL: Kalp, eğilim, sevgi arzu heyecan gibi duyguların bulunduğu yer GöRKEM: ihtişam, gösteriş GöZDE: Göze girmiş, birince sevilip beğenilen GüHER: inci / Soy sop GüL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği GüLAY: Güllerin açtığı ay, mayıs GüLBAHAR: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızıboya GüLBEN: Ben, gül'üm anlamında GüLBiZ: Bizim gülümüz GüLCAN: Gül gibi güzel canlı GüLçiN: Gül derleyen, gül toplayan GüLDEM: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen GüLDEN: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış GüLDEREN: Gül toplayan GüLDESTE: Gül destesi GüLEN: Güleç yüzlü GüLENDAM: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü GüLER: Gülen, sevinçli GüLFEM: Gül dudaklı, gül ağızlı GüLFiDAN: Gül fidanı gibi endamlı GüLGüN: Gül renginde, kırmızı, pembe GüLHANIM: Gül gibi güzel kadın GüLiN: Güle ait olan, gülden gelen GüLiSTAN: Gül bahçesi GüLiZ: Gül gibi güzel iz bırakan GüLiZAR: Gül yanaklı GüLLü: Güzel kadın / Gülü olan GüLNAZ: Gül gibi ince ve narin GüLNiHAL: Gül fidanı GüLNUR: çevresini aydınlatan gül GüLPEMBE: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı GüLRiZ: Gül saçan, gül serpen GüLSELi: Gül seli GüLSEN: Gül gibi güzel GüLSEREN: Gül toplayan, dağıtan GüLSOY: Gül gibi güzel bir soydan gelen GüLSüM: Yuvarlak yüzlü, güzel GüLSüN: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında GüLşAH: Gül dalı, güllerin kraliçesi GüLşEN: Gülistan / Gül bahçesi GüLTEN: Gül gibi pembe tenli GüLüMSER: Her zaman gülümseyen GüN: Gündüz vakti / Aydınlık GüNAL: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş GüNER: Güneşin doğma zamanı - Fecr GüNEş: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı ışık veren gökcismi GüNGöR: iyi günler yaşa anlamında GüNiZ: Günün başlangıcını belirleyen görüntü GüNNUR: Güneş ışığının aydınlığı, nuru GüNSEL: Günle ilgili güne ait GüNSELi: Işık seli, bol parlak ışık demeti GüRCAN: Herkesi seven, özveride bulunan GüVEN: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak GüZiDE: Seçkin, seçme, seçilmiş GüZiN: Seçici, beğenici
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #8 : 11 Haziran 2008, 10:52:02 » |
|
ILGAZ: Hücum, akın - Bir dağ ILGIN: Akdeniz bölgesinde yetişen birtür ağaç IRMAK: En büyük akarsu, nehir IşIK: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke IşIL: Aydınlık, parlak ışık IşILAY: Ay ışığı, mehtap IşILTI: Parıltı, titrek ışık IşIN: Bir ışık kaynağından çıkan ışık demeti ITIR: Güzel koku / çiçek
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #9 : 11 Haziran 2008, 10:52:16 » |
|
iCLAL: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram iDiL: Kır hayatını anlatan şiir, ya da yazı - içten, saf aşk iFFET: Temizlik, namuslu olmak iKBAL: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi iLAYDA: Su perisi iLCAN: ülkenin canı, sevdiği iLGiN: Yabancı, gurbette yaşayan iLHAN: Moğol hükümdarı iLKAY: Ayın ilk hali iLKBEN: Ben ilk'im anlamında iLKCAN: ilk doğan çocuklara verilen ad iLKE: Temel düşünce, ana görüş ve inanış iLKiN: önce, öncelikle iLKNUR: Ayın ilk hali iLKSEN: önce sen anlamında iLKYAZ: Bahar sonu, Yaz başlangıcı iLSU: lkenin suyu, bereketi iLTER: Yurdunu seven, koruyan iMGE: Zihinde tasarlanan /düş hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey iMRAN: Bayındırlık, mutluluk, bolluk,bereket iMREN: Görünen bir şeyi ya da bir isteği elde etme isteği iNCi: istiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi iNCiNUR: inci gibi ışıklı, parlak iPEK: ipek böceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel iREM: Cennet / şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe iSMiHAN: Hükümdar ismi iYEM: Güzellik iZEL: iz + El /El izi anlamında iZGi: iyi, güzel, adaletli
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #10 : 11 Haziran 2008, 10:52:26 » |
|
JALE: Kırağı, çiğ, şebnem JALENUR: Parlayan, ışıldayan çiy JüLiDE: Karışık, dağınık saç
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #11 : 11 Haziran 2008, 10:52:40 » |
|
KADER: Değişmez bir karar ile iyilik yada kötülük hazırladığına inanılan olağan üstü güç KADRiYE: Değerle ilgili / itibar, onur KAMELYA: çaygillerden büyük çiçekler açan bir bitki - Yabangülü KAMiLE: Tam, eksiksiz - Kemale ermiş - Bilgin, bilgili KAMURAN: istediğine ulaşmış, mutlu KARANFiL: Kokulu bir çiçek KARDELEN: Baharda çok erken açan bir çiçek - çiğdem KARMEN: Parlak kırmızı KAYRA: Büyük birinden gelen iyilik - ihsan KERiMAN: Cömert - Ulu, büyük KERiME: Cömert - Ulu, büyük - Kız çocuk KEVSER: Cennette bir akarsuyun adı KEZBAN: AslıKedbanu - vekilharç kadın (evi çekip çeviren) KISMET: Talih, nasip, kader KIVILCIM: Yanan bir maddeden sıçrayan ateş parçası KIYMET: Değer, paha (baha), bedel KiBARiYE: ince, zarif - Cömert, asil KiRAZ: Gülgillerden bir meyva ağacının sulu KöSEM: Sürülere rehberlik eden - Cildi temiz, pürüzsüz KUMRU: Güvercinden küçük boz renkli kuş KüBRA: En büyük
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #12 : 11 Haziran 2008, 10:52:53 » |
|
LALE: Yapraklarıuzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlıbir süs bitkisi LALEHAN: Lalelerin sultanı LAMiA: Parlak, parlayan LATiFE: Yumuşak, hoş,güzel,nazik - Güldüren güzel söz , şaka LEMAN: Parlama, parıltı LEMiDE: Parlak, parıldayan LERZAN: Titreyiş, titrek LETAFET: Latiflik, hoşluk - Güzellik LEYLA: Uzun ve karanlık gece LüTFiYE: iyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili LüTUF: iyilik, güzellik, hoşluk - ihsan, bağış
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #13 : 11 Haziran 2008, 10:53:05 » |
|
MACiDE: şan ve şeref sahibi MAHiNUR: Ay ışığı - Ay yüzlü güzel MAHMURE: Uyku basmış, yarıbaygın göz MAKBULE: Alınan, kabul olunan, beğenilen MANOLYA: Beyaz, güzel kokulu ağaç ve çiçekleri MARAL: Dişi geyik, ceylan, karaca MEDiHA: övülmeye neden olan MEFHARET: övünç, övünme, kıvanç MEFKURE: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç MEFTUN: Gönül vermiş, tutkun MEHPARE: Ay parçası MEHTAP: Ay ışığı, Dolunay MEHVEş: Ay yüzlü güzel MELAHAT: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlıifade olmak MELDA: ince ve taze vücutlu MELEK: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık MELiHA: Güzel, şirin MELiKE: Kadın hükümdar, hükümdarın karısı MELiS: Bal arısı MELiSA: Baklagillerden, yapraklarıliomu andıran kokulu bir bitki MELODi: Ezgi, müzik parçası MELTEM: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgarı MENEKşE: ince saplı, ufak mavi çiçekli güzel kokulu bitki MENGü: Ebedi, ölümsüz MERiç: Bulgaristanla olan sınırımızda bulunan bir nehir MERiH: Dokuz gezegenden biri (Mars) MERVE: Mekke yakınlarında bir dağ MERYEM: Dinine bağlıkadın MESUDE: Mutlu, bahtiyar MISRA: şiirin bir satırı MiHRiBAN: Seven, şefkatli MiMOZA: ince sarıyapraklıçiçek açan bir süs bitkisi MiNE: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası MiRAY: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan MUALLA: Makam ve rütbece yüksek olan MUAZZEZ: Saygı uyandıran, kıymetli - izzet, şeref sahibi MUHTEREM: Saygın, saygıdeğer MUKADDER: Tanrıhükmü, kader, alın yazısı MUKADDES: Kutsal olan , mübarek olan Mukaddes Kutsal olan , mübarek olan MUNiSE: sıcak kanlı, sevimli MUZAFFER: Zafer kazanan, üstün gelen MüBERRA: Aklanmış, temize çıkarılmış MüCELLA: Parlak, cilalanmış MüESSER: Eser bırakan, eser sahibi MüGE: inci çiçeği, MüJDE: iyi haber, sevinçli haber MüJGAN: Kirpik MüKRiME: ikramıbol olan MüNEVVER: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili MüNiRE: Işık veren, aydınlatan MüRüVVET: Kişilik, şahsiyet, insanlık MüşERREF: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış MüYESSER: Kolaylıkla yapılan MüZEYYEN: Süslü, süslenmiş, bezenmiş
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #14 : 11 Haziran 2008, 10:53:20 » |
|
NACiYE: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
NADiDE: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
NADiRE: Az bulunur, seyrek, ender bulunan
NAFiA: Bir yeri güzelleştirmek için yapılan çalışmalar
NAGEHAN: Ansızın
NAĞME: Ezgi, uyumlu ses
NAHiDE: Venüs - Ergenlik çağındaki kız
NAiLE: isteğine ulaşmış
NALAN: inleyen
NAME: Mektup - Aşk mektubu
NARiN: Zarif, ince yapılı
NAşiDE: şiir okuyan , yazan
NAZ: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
NAZAN: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
NAZENDE: Nazlanan - Sevgili
NAZiFE: Zarif, kibar - Temiz
NAZLI: Naz eden, cilveli, işveli
NAZMiYE: şiirle ilgili, düzenli
NEBAHAT: Onur, şeref, ün
NECLA: çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale,nesil
NECMiYE: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
NEDiME: Hoş sohbet, kadın - Kadın arkadaş
NEDRET: Az bulunan
NEFiSE: Beğenilen, hoş, güzel
NEHiR: Irmak, büyük akarsu
NERGiS: çiçekleri ayrıayrıya da bir kök üzerinde sarıve beyaz renkte bir bitki
NERiMAN: Pehlivan, yiğit
NERMiN: Nazik, ince
NESLiHAN: Han soyundan gelen
NESLişAH: şah soyundan gelen
NESRiN: Bir tür yaban gülü
NEşE: Sevinç, gönül ferahlığı
NEVAL: Talih - Bağış, ihsan
NEVCAN: Yeni doğmuş
NEViN: Yeni
NEVRA: Işıklıparlak, çiçek
NEZAHAT: iç temizliği, paklık
NEZAKET: Naziklik, zariflik, incelik ç
NEZiHE: Temiz, pak
NiDA: Seslenme, çağırma, seslenen
NiGAR: Resim, resim gibi güzel
NiHAL: ince ve düzgün vücutlu, fidan gibi
NiHAN: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
NiL: Afrika kıtasında bir nehir
NiLAY: Nil'e ışık saçan
NiLGüN: Mavi renkte, çivit rengi
NiLüFER: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi
NiMET: iyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
NiSA: Kadın
NiSAN: Yılın dördüncü ayı
NUR: Işık, parıltı aydınlık, Allah'ın gönderdiği ışık
NURAL: Kutsal ışık
NURAN: Işıklı, nurlu, aydın
NURAY: Ay ışığı gibi nurlu
NURCAN: Işık canlı, can ışığı
NURçiN: Işık derleyen
NURDAN: Işıklı, parlak
NURGüL: Işıklıgül, gül gibi güzel ve aydınlık
NURHAN: Aydın hükümdar
NURiYE: Işıklı, ışıktan gelme
NURPERi: Peri kadar aydınlık, güzel
NURSEL: Sel gibi ışık
NURSELi: Işık seli
NURSEN: Işık gibi nurlu
NURşEN: Işık gibi şen ve güler yüzlü
NURTEN: Teni ışık gibi beyaz olan
NüKHET: Güzel ve hoş kokulu
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|