vurgunum
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« : 29 Ocak 2008, 17:15:07 » |
|
» Çabuk parlayan çabuk söner. » Çağrılan yere erinme, çağrılmayan yere görünme. » Çağrıldığın yere git, ar eyleme; çağrılmadığın yere gidip yerini dar eyleme. » Çağrılmadık yere, çörekçi ile börekçi gider. » Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez. » Çalışan demir pas tutmaz; çünkü ölür. » Çalışmak ibadetin yarısıdır. » Çalma elin kapısını, çalarlar kapını. » Çamura taş atma üstüne sıçrar. » Çatal kazık yere batmaz. » Çıngıraklı deve kaybolmaz. » Çıracı olsam ay akşamdan doğar. » Çiftçilik, eşeğin kuyruğuna benzer, ne uzar ne kısalır. » Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane gelecek yıl çıkmış. » Çiftçiye yağmur, yolcuya kurak, cümlenin muradını verecek hak. » Çingene ciğer pişirir, yemeden karnını şişirir. » Çingenenin ipini, kendisine çektirirler. » Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış. » Çirkefe taş atma, üzerine sıçrar. » Çoban ne yesinki köpeğine yedirsin. » Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider. » Çocuk oyundan, aptal düğünden usanmaz. » Çocuğu işe gönder, peşinden sen git. » Çocuk evin meyvesidir. » Çocuktan al haberi. » Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin. » Çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz. » Çok yaşayan bilmez çok gezen bilir. » Çubuk iken çıtlamayan, hezen iken kütlemez. » Çürük iple kuyuya inilmez. » Çürük tahtaya çivi çakılmaz.
| Yukarı Git! |
» Dağ başından duman eksik olmaz. » Dağ dağ üstünde olur, ev ev üstünde olmaz. » Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur. » Dağ dumansız insan hatasız olmaz. » Damlaya damlaya göl olur. » Danışan dağ aşmış,danışmayan yolu şaşmış. » Darı unundan baklava,incir ağacından oklava olmaz. » Darlıkta dirlik olmaz. » Davetsiz gelen döşeksiz oturur. » Davul dengi dengine çalar. » Davulun sesi uzaktan hoş gelir. » Deme dostuna, der dostuna. » Demir nemden insan gamdan çürür. » Demir tavında dövülür. » Demir tavında, dilber çağında. » Deniz sevilir de, densiz sevilmez. » Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış. » Denize düşen yağmurdan korkmazmış. » Denize düşen yılana sarılır. » Derdini söylemeyen derman bulamaz. » Dereyi görmeden paçayı sıvama. » Dert saklayanda kalır. » Dervişin fikri ne ise zikri de odur. » Devden büyük dert var. » Deve boynuz ararken kulaktan olmuş. » Deveyi yardan atlatan, bir tutam ottur. » Dibi görünmeyen sudan geçme. » Dikensiz gül olmaz. » Dinsizin hakkından imansız gelir. » Dinsizin ipi ile Kuyuya inilmez. » Dişi kuş yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı. » Doğru söyleyeni Dokuz köyde kovarlar. » Doğru söyleyenin bir ayağı üzengide gerek. » Domuzdan post gavurdan dost olmaz. » Dost acı söyler. » Dost başa düşman ayağa bakar. » Dost kara günde belli olur. » Dost kazandost; düşman anadan da doğar. » Dost yüzünden, düşman gözünden belli olur. » Döğüşerek pazarlık et, güle güle ayrıl. » Dut kurusuyla yar sevilmez. » Dünya malı dünyada kalır. » Dünya Sultan Süleyman'a bile kalmamış. » Düşenin dostu olmaz. » Düşman ayağa dost basa bakar. » Düşmanı karıncaysa, sen fil olur. » Düşmanın karıncaysa da kork. » Düt demeye dudak gerek.
| Yukarı Git! |
» Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane. » Ecele çare olmaz. » Eceli gelen keçi, çobanın ekmeğini yer. » Eceli gelen köpek cami duvarına siyer. » Eğilen baş kesilmez. » Eğreti ata binen tez iner. » Eğri oturalım doğru konusalım. » Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını. » Eken biçer, konan göçer. » Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur. » Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez. » El ağzı ile çorba içilmez. » El atına binen yaya kalır. » El deliye, bende akıllıya muhtacım. » El elden üstündür. » El elin eşeğini türkü çağırarak arar. » El içinde vasiyet ettik, ölmemek olmaz. » El kazanı ile aş kaynamaz. » El yarası onar, dil yarası onmaz. » El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanır. » Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz. » Eli dar olanın, dili kısa olur. » Eli doluya: ağa buyur, eli boşa: ağa uyur. » Eli ile köfte yuvarlıyor, gözü kırık kovalıyor. » Elin hamuru ile erkek işine karışma. » Elin ile koymadığını kaldırma. » Elmanın dibi göl, armudun dibi yol (olmalı). » Elmayı soy da ye, armudu say da ye. » Emanet (Amanat) ata binen, tez iner. » Emanet eşeğin yuları gevşek olur. » Erkek arslan arslan da, dişi arslan arslan değil mi? » Erkek koyun kasap dükkânına yakışır. » Erken evlenen döl alır, erken kalkan yol alır. » Erken evlenen yanılmamış. » Esirgenen göze çöp batar. » Eşek hoşaftan ne anlar; suyunu içer, denesi kalır. » Eşek olduktan sonra semer vuran çok olur. » Eşekler çalışır, atlar yer. » Eşekten at olmaz, ciğerinden aş olmaz. » Et tırnaktan ayrılmaz. » Ev sahibinin hatırı olmazsa köpeğini dövmek kolaydır. » Evdeki hesap çarşıya uymaz. » Evin danası evin öküzünden korkmaz. » Evlenenle ev alana (yapana) Allah yardım eder. » Evladı ben doğurdum ama gönlü benim değil ki. » Evlinin (ev sahibinin) bir evi var, evsizin (kiracının) bin evi var. » Eyyam sana uymazsa sen eyyama uy.
| Yukarı Git! |
» Fakir oynayacağı zaman davul patlar. » Fakir parasız olan değil akılsız olandır. » Fakirin ekmegi umuttur. » Fakirin tavuğu tek tek yumurtlar. » Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp. » Faydasız baş, mezara yaraşır. » Fazla naz aşık usandırır. » Fırsat eldeyken sürün devranı. » Fukaranın düşkünü, beyaz giyer kış günü.
| Yukarı Git! |
» Gafile kelam, nafile kelam. » Garip kuşun yuvasını Allah yapar. » Gavurun tembeli keşiş, Müslümanın tembeli derviş. » Geçtiğin köprüleri yakma. » Gel demek kolay, git demek güçtür. » Gelen gideni aratır. » Gelin ata binmişde, görkü kimin kapıya inmiş. » Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye. » Gem almayan atın ölümü yakındır. » Gençlikte taş taşı, kocalıkta ye aşı. » Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer. » Gerçek dost kötü günde belli olur. » Gergin ip, çabuk kopar. » Gezen ayağa taş değer. » Gitti ağalar paşalar, kellere kaldı köşeler. » Gittiğin yer kör ise, gözünü yum da bak. » Gizliden gebe kalan, aşikâre doğurur. » Göğe direk, denize kapak olmaz. » Görünen dağın uzağı olmaz. » Görünen köy kılavuz istemez. » Göz görmeyince gönül katlanır. » Göz görür, gönül çeker. » Göz odur ki dağın arkasını göre,akıl odur ki başa geleceği bile. » Gözün ile görmediğini söyleme. » Gülme komşuna gelir başına. » Gülü seven, dikenine katlanır. » Gündüz yenilen hurmalar, gece mideni tırmalar. » Güneş balçıkla sıvanmaz. » Güneş giren eve hekim girmez. » Güneş girmeyen eve doktor girer. » Güttüğü iki keçi, ıslığı dağı taşı tuttu. » Güzel gözünden, yiğit sözünden belli olur.
| Yukarı Git! |
» Hacı Mekke’de, derviş tekkede. » Hacı olmayacak hacıyı deve üstünde yılan sokar. » Hak deyince akan sular durur. » Hak doğrunun yardımcısıdır. » Halaya giren kolunu sallar. » Hamala semeri yük olmaz. » Harman yel ile, düğün el ile olur. » Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir. » Hasta yatan değil, eceli gelen ölür. » Havada ahreni ile uçmayan kuşun sesi havadan değil, tavadan gelir. » Haydan gelen huya gider. » Hazıra hanak, pişmişe konak. » Helal kazanç ile pilav yenmez. » Hem kız, hem baldırı düz hem de ucuz olur mu? » Her akla geleni işleme her ağacı taslama. » Her işin başı sağlık. » Her işte bir hayır vardır. » Her koyun kendi bacağından asılır. » Her kuşun eti yenmez. » Her şakanın altında bir gerçek yatar. » Her şey incelikten insan kabalıktan kırılır. » Her şeyin yenisi, dostun eskisi. » Her taş baş yarmaz. » Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. » Her zamanı bir sayma. » Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını beğenmiş. » Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz. » Herkesin aklı bir olsaydı, koyunlara çoban bulunmazdı. » Hırsız sekiz, köşe dokuz. » Hızlı giden atın boku seyrek düşer. » Hile ile iş gören mihnet ile can verir. » Hocanın dediğini tut, yoluna gitme. » Horoz ölür, gözü çöplükte kalır. » Horozu çok olan köyün sabahı geç olur. » Huylu huyundan vazgeçmez.
| Yukarı Git! |
» Ihlamurdan odun olmaz, beslemeden kadın olmaz. » Irmak kenarına çeşme yapılmaz. » Irmaktan geçerken at değiştirilmez. » Isıran it, dişini göstermez. » Isırgan ile taharet olmaz. » Islanmışın yağmurdan pervası yoktur. » Ismarlama hac, hac olmaz. » Işığını akşamdan önce yakan sabaha çırasında yağ bulamaz.
| Yukarı Git! |
» İbadet de gizli, kabahat da. » İğneyi kendine, çuvaldızı ele batır. » İki aslan bir posta sığmaz. » İki baş bir kazanda kaynamaz. » İki cambaz bir ipte oynamaz. » İki çıplak bir hamama yakışır. » İki gönül bir olunca (olursa) samanlık seyran olur. » İnsan kocar, gönlü kocamaz. » İnsan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa (anlaşır). » İnsan sözünden, hayvan yularından tutulur. » İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur. » İp inceldiği yerden kopar. » İp kırıldığı yerden arkadaşır(eklenir). » İstediğini söyleyen, istemediğini işitir. » İstemek bir ayıp, vermemek iki ayıp. » İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü. » İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol. » İşini kış tut, yaz tutarsa bahtına. » İşleyen demir ışıldar. » İt ite buyurur, it de kuyruğuna. » İt iti ısırmaz. » İt kağnının gölgesine yatmış, ne koyu gölgem var demiş. » İt utansa don giyer. » İt ürür kervan yürür. » İti an çomağı hazırla. » İti, öldürene sürütürler. » İtin ısırmayanı, atın osurmayanı olmaz. » İven (acele eden) kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz. » İyi insan lafının üzerine gelirmiş. » İyiliğe karşı iyilik her kişinin işi, kötülüğe karşı iyilik er kişinin işi.
| Yukarı Git! |
» Kaçan balık büyük olur. » Kaçan kızın bohçası küçük (hafif) olur. » Kadı anlatana göre fetva verir. » Kadının biri alâ, ikisi belâdır. » Kâfirden hacı, elden bacı olmaz. » Kakma el kapısını el ucuyla, yiterler kapını var (olanca) gücüyle. » Kalem kılıçtan üstündür. » Kanaat gibi devlet olmaz. » Karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu. » Karga bülbülü taklit edeyim derken, ötmeyi unutmuş. » Karınca kanatlanınca serçe oldum sanır. » Karnının doymayacağı yere, açlığını bildirme. » Kasap et derdinde koyun can derdinde. » Kasap sevdiği postu yere vurur. » Kaşıkla verip, sapıyla gözünü çıkartma. » Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsi batasıca mutlaka cinsine çeker. » Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz. » Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez. » Kazma kuyuyu, kazarlar kuyunu. » Keçinin canı teke isteyince, çobanın değneğine (sopasına) sürtünür. » Kedi gidince fare bey olur. » Kedinin kanatları olsaydı, serçenin soyu tükenirdi. » Kediye kanat takarsan gökte serçe bırakmaz. » Kel yanında kabak anılmaz. » Kenarına bak bezini al, anasına bak kızını al. » Kendi düşen ağlamaz. » Keskin sirke küpüne zarar verir. » Kılıç kınını kesmez. » Kırk hırsız bir çıplağı soyamaz. » Kırk yıl ecel yağsa, eceli gelen ölür. » Kız beşikte çeyiz sandıkta. » Kızım sana diyorum, gelinim sen anla. » Kızın kimi severse güveyin odur, oğlun kimi severse gelinin odur. » Kızını dövmeyen dizini döver. » Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar. » Kimi yer, kimi bakar; kıyamet ondan kopar. » Kişi refikinden azar. » Kişiyi nasıl bilirsin, kendin gibi. » Kol kırılır, yen içinde kalır. » Komşu komşunun külüne muhtaçtır. » Komşuda pişer, bizede düşer. » Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür. » Kork korkmazdan‚ utan utanmazdan. » Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman çelebi derler. » Köpekle dalaşmaktansa, çalıyı dolanmak hayırlıdır. » Köpeklerin duası kabul olsa gökten kemik yağar. » Köpeksiz köy bulmuş, değneksiz dolaşıyor. » Köpeksiz köyde değnekle gezilmez. » Köprüyü gecene kadar, ayıya dayı de. » Kör alıcının kör satıcısı vardır. » Körler sağırlar birbirini ağırlar. » Kötü komşu insanı mal sahibi yapar. » Kötü tarlanın verdiğini, yiğit kardeş vermez. » Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur. » Kurt kuzu kaptığı yeri dokuz defa yoklar. » Kuru laf karın doyurmaz. » Kurunun yanında yaş da yanar. » Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
| Yukarı Git! |
» Laf ile karın doymaz. » Laf ile peynir gemisi yürümez. » Laf lafı açar. » Laf torbaya girmez. » Lafın azı uzu, çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu. » Lakırdı lakırdıyı açar, lakırdı bilmeyen meclisten kaçar. » Latife latif gerek. » Lâzıma hazine yetmez, elverire para gitmez. » Leyleğin ömrü laklak ile geçer. » Lezzetsiz çorbaya tuz kâr etmez. » Lisan gönlün tercümanıdır. » Lokma bile çiğnemeden yutulmaz. » Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır.
| Yukarı Git! |
» Mahkeme kadıya mülk değil. » Mal canı kazanmaz, can malı kazanır. » Mart ayı, dert ayı. » Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır. » Merhametten maraz doğar. » Minareyi çalan kılıfını hazırlar. » Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni. » Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer. » Mum dibine ışık vermez. » Müflis bezirgân, eski defterlerini karıştırır. » Mühür kimde ise Süleyman odur.
| Yukarı Git! |
» Namazda gözü olmayanın kulağı ezanda olmaz. » Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına. » Ne yavuz ol asıl, ne yavaş ol basıl. » Nefesine güvenen borazancı başı olur. » Nerede birlik, orada dirlik. » Nerede hareket, orada bereket. » Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir.
| Yukarı Git! |
» Oduncunun gözü omcada (bağ kütüğü) dilencinin gözü çömcede (tahta kepçe). » Oğlan dayıya, kız halaya çeker. » Oğlanınki oğul bağı, kızınki bahçe gülü. » Okumayı sevmeyene dokuz hoca az. » Olacakla öleceğe çare yoktur. » Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz. » Onbeşindeki kız ya erdedir, ya yerde. » Ortak atın beli kırık olur. » Osmanlı’nın ekmeği dizindedir. » Osurmadan bu memlekette sıçtı derler. » Otu çek köküne bak. » Oynayamayan gelin yerim dar dermiş. » Oğlan yer oyuna gider, çoban yer koyuna gider.
| Yukarı Git! |
» Ödünç güle güle gelir, ağlaya ağlaya gider. » Öfke gelir gider, kelle gider gelmez. » Öfkeyle kalkan zararla oturur. » Öğüt, bir hazine kadar değerli olduğu halde genellikle bedava verilir. » Ölecek tavşan çomağa karşı gelir. » Ölmüş eşek kurttan korkmaz. » Ölümü gören, hastalığa razı olur. » Ölürse yer beğensin‚ kalırsa el beğensin. » Ölüsü olan bir gün, delisi olan her gün ağlar. » Öz ağlamayınca göz ağlamaz (yaşarmaz).
| Yukarı Git! |
» Padişah yasağı üç gün sürer. » Palamut çok biterse kış erken olur. » Papaz her gün pilav yemez. » Para ile imanın kimde olduğu bilinmez. » Para insana dil, elbise insana yol öğretir. » Parasız pazara, kefensiz mezara gidilmez. » Paraya nereye gidiyorsun demişler, çoğun olduğu yere demiş. » Pek yaş olma, sıkılırsın; pek de kuru olma, kırılırsın. » Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir. » Pilav yiyen, kaşığı belinde gerek. » Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. » Pire itte (köpekte), bit yiğitte bulunur. » Pisboğaz ile boş boğaz, beladan kurtulmaz.
| Yukarı Git! |
» Rağbet güzel ile zenginedir. » Rahat ararsan mezarda. » Ramazanda yalan söyleyenin yüzü, bayramda kara olur. » Rençper kırk yılda, tüccar kırk günde. » Rüşvet kapıdan girince insaf bacadan çıkar. » Rüzgâr eken fırtına biçer. » Rüzgâr esmeyince yaprak oynamaz. » Rüzgâra tüküren kendi yüzüne tükürür. » Rüzgârlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu.
| Yukarı Git! |
» Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır. » Sabreden derviş muradına ermiş. » Saç sefadan, tırnak cefadan uzar. » Sakalda keramet olsa, keçi şeyhlik ederdi. » Sakınan göze çöp batar. » Sakla samanı gelir zamanı. » Saman elinse samanlıkta mı elin? » Sanat altın bileziktir. » Sayılı koyunu kurt kapmaz. » Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler. » Sen kendini övme el seni övsün. » Sen seversen oğlunu, o da sever oğlunu. » Sev beni, seveyim seni. » Soğuk su, sıcak aş diş düşmanı, genç avrat koca herifin baş düşmanı. » Sopayı yiyen eşek, atı geçer. » Soydur çeker, huydur geçer. » Sormaz ki bilsin, sorsa bilirdi; bilmez ki sorsun, bilse sorardı. » Söyle arkadaşını söyleyeyim sana seni. » Söyleme dostuna, o da söyler dostuna. » Söylemeyen ağız, söyleyen ağzı yorar. » Söz büyüğün sus küçüğün. » Söz gümüş sükût altın. » Söz var insanı yola getirir, söz var insanı yoldan çıkartır. » Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir. » Su akar yatağını bulur. » Su akarken küpünü doldurur. » Su akmayınca durulmaz. » Su bulanmayınca durulmaz. » Su testisi su yolunda kırılır. » Suç gelin olsa güvey bulunmaz. » Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.
| Yukarı Git! |
» Şahin ile deve avlanmaz. » Şahin küçük et yer, deve büyük ot yer. » Şapkası dar gelen, başım büyük sanır. » Şaraptan bozma sirke keskin olur. » Şaşkın ördek kıçın kıçın dalarmış. » Şaşkın ördek, tersten dalar. » Şaşkın ördek başını bırakır, kıçından dalar. » Şer işi uzat hayra dönsün, hayır işi uzatma şerre dönmesin. » Şeriatın kestiği parmak acımaz. » Şeytanla ortak buğday eken samanını alır. » Şeytanla saman eken, sapını alır. » Şimşek çakmadan gök gürlemez.
| Yukarı Git! |
» Tabancanın dolusu bir kişiyi, boşu kırk kişiyi korkutur. » Tandır başında bağ dikmek kolaydır. » Tartılırsan denginle tartıl. » Tasa doyurur, acı acıktırır. » Taş yerinde ağırdır. » Taşıma su ile değirmen dönmez. » Tatlı söz (dil) yılanı deliğinden çıkarır. » Tavşan (Fare) dağa küsmüş dağın haberi olmamış. » Tekkeyi bekleyen, çorbayı içer. » Tembele iş buyur sana akıl öğretsin. » Tereciye tere satılmaz. » Tırnağın varsa başını kaşı. » Tırnağın varsa kaşın, yoksa düşün. » Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır. » Tok açın halinden anlamaz. » Tok ağırlaması güçtür. » Topalla gezen aksama öğrenir. » Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.
| Yukarı Git! |
» Ucuna bak bezini al, anasına bak kızını al. » Ucuzdur vardır bir illeti, pahalıdır vardır bir hikmeti. » Ulu sözü dinlemeyen uluya kalır. » Ulular köprü olsa basıp geçme. » Ummadığın taş baş yarar. » Umut fakirin ekmeğidir. » Ustanın çekici bin altın. » Uşağı işe koş, sende ardına düş. » Uyku ölümün kardeşidir. » Uyuyan yılanın kuyruğuna basılmaz. » Uzaktan davulun sesi hoş gelir.
| Yukarı Git! |
» Üç elli, yaz belli. » Üç göç, bir yangının yerini tutar. » Ürkütme kurbağayı, yiğit edersin. » Ürümesini bilmeyen it, sürüye getirir kurt. » Üşenenin oğlu, kızı olmamış. » Üveye etme özünde bulursun, geline etme kızında bulursun. » Üzerine laf düşmedikçe uyu. » Üzüm üzüme baka baka kararır. » Üzümün çöpü var, armudun sapı. » Üzümünü ye, bağını sorma.
| Yukarı Git! |
» Vakit nakittir. » Vakitsiz açılan (açan) gül çabuk solar. » Vakitsiz öten horozun başını keserler. » Var evi, kerem evi; yok evi, verem evi. » Var ne bilsin yokun halinden. » Varda topu gibi yatsıda patlar. » Vardan, yoktan anlamaz. » Varsa eşin rahattır başın, yoksa eşin zordur işin. » Varsa hünerin, her yerde vardır yerin. » Varsa pulun, herkes kulun; yoksa pulun dardır yolun. » Venedik'ten tiryâk (panzehir) gelinceye kadar, Mısırda adamı yılan helâk eder. » Veren el, alandan üstündür. » Veresiye şarap içen iki kere sarhoş olur. » Verirsen doyur‚ vurursan duyur. » Vurursan acıt, yedirirsen doyur. » Vücut kocar, gönül kocamaz.
| Yukarı Git! |
» Yabancı koyun kenarda yatar. » Yağ yiyen köpek tüyünden belli olur. » Yağmurlu gün tavuk su içmez. » Yalancı kim? İşittiğini söyleyen. » Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. » Yalın varsa karnına, çulun varsa sırtına. » Yanık yerin otu tez biter. » Yanlış hesap Bağdat'tan döner. » Yardımcının yardımcısı olur. » Yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder. » Yaş kesen baş keser. » Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer. » Yazın eli yaş olanın, kışın ağzı yaş olur. » Yazın gölge hoş kışın çuval boş. » Yemeye hazır dayanmaz. » Yenice elek duvarda gerek. » Yenilen pehlivan, güreşe doymaz. » Yiğidi öldür; hakkını yeme. » Yol sormakla bulunur. » Yol üstüne bostan ekme el için, kocalıkta (ihtiyarlıkta) avrat alma el için. » Yol yürümeyle, borç ödemeyle biter. » Yola giden yorulmaz. » Yolu yordamıyla, ormanı baltayla (geçersin-bitirirsin). » Yolundan giden yorulmaz. » Yöğrük at yemini artırır. » Yuvarlanan taş, yosun tutmaz. » Yük altında ancak eşek (HAMAL)kalır.
| Yukarı Git! |
» Zahmetsiz rahmet olmaz. » Zaman sana uymazsa sen zamana uy. » Zan, hatıranın yalanıdır. » Zannetmediğin yerden tilki çıkar. » Zalim kadıdan insaflı subaşı yeğdir. » Zarar faydanın kardeşidir. » Zararın neresinden dönersen (dönülürse) kârdır. » Zâtı memduh olanın sıfata ihtiyacı yoktur. » Zelzeleyi gören yangına razı olur. » Zemheride sür de çalı ile sür. » Zemheride yoğurt isteyen, cebinde bir inek taşır. » Zemheriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez. » Zengin adam, elindeki kendine yeten adamdır. » Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt düz ovada yolunu şaşırır. » Zengin dağlar aşar, olmayan yolda şaşar. » Zengin kesesini, züğürt dizini döver. » Zengin helvasını baldan pişirir, züğürt derman için pekmez bulamaz. » Zengine bir kıvılcım, güzele bir sivilce yetermiş. » Zengine dokun geç, züğürtten sakın geç. » Zenginin basması ipekli görünür.
|