sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« : 11 Haziran 2007, 11:04:14 » |
|
Tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak... evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin... sokağa fırlayacaksın... sokaklar da dar gelecek... tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi... ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü... kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin... birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan... "önemli olan sağlık." "yaşamak güzel." "boş ver, her şey unutulur." sen hiçbirini duymayacaksın... gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin... ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin... hep ondan bahsetmek isteyeceksin... "ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp "ne dedin?" diye sormayacaksın... yalnız kalmak isteyeceksin... hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... ikisi de yetmeyecek... geçmişi düşüneceksin... neredeyse dakika dakika... ama kötüleri atlayarak... onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin... gittiğin yerlere gitmek... bu sana hiç iyi gelmeyecek...
ama bile bile yapacaksın... biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın... aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin... hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin... aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... herkesi ona benzetip... kimseyi onun yerine koyamayacaksın... hiçbir şey oyalamayacak seni... ilaçlara sığınacaksın... birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan... sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren... bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin... uyumak zor, uyanmak kolay olacak... sabahı iple çekeceksin... bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin... ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin... belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin... nafile... düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek... rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin... her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... telefonun çalmasını bekleyeceksin... aramayacağını bile bile... her çaldığında yüreğin ağzına gelecek... ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... yüreğin burkulacak... canın yanacak... bir daha sevmemeye yemin edeceksin... hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden... onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın... defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin... yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin... onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... ama bir umut... onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... bu umut seni gitmekten alıkoyacak... gel gitler içinde yaşayacaksın... buna yaşamak denirse... razı mısın bütün bunlara...? hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...? o halde aşık olabilirsin ...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #1 : 14 Haziran 2007, 09:16:44 » |
|
Aylardan yokluğun, günlerden sensizlik... Saatlerin yelkovanı kovalamıyor akrebini. Oysa tüm anlar senli, sana ait.
Hayaline sarılıp, basıp kanayan yaralarımın üstüne yüreğini, dindiriyorum ıssızlığımın sancılarını.
Senin olmadığın tüm kelimelerin üstüne bir çizik çekip, sana dair olmayan tüm hikayelerin koyup noktalarını, yeni bir hikayeye başlıyorum:
"Sen" li, "Ben" li, "Biz" li..
Gün geçtikçe daha fazla büyüyor sevdan yüreğimde, daha bir sevdaya bürünüyorum. Gitgide uzaklaşıp kendimden, daha bir sen oluyorum.
Işığın, tüm karanlıklarımı gömüp kaldırıyor zamanın tozlu raflarına. Güneşim olup doğuyorsun her yeni günle beraber küçük dünyama..
Kimsenin duymadığı sessiz haykırışlarım vardı, hiç kimselerin görmediği geceler boyunca akan çığlıklarım.
İyi ki varsın diye gülümserken şimdi, ağlatıyorum bütün acıları da.
Her yanım bezendi sevdanla.. Aklım, yüreğim, her hücrem, her zerrem..
Hiç bitme fikrimde, yüreğimde, günümde, gecemde, hecemde her zerremde..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #2 : 14 Haziran 2007, 09:21:05 » |
|
BANA MÜSADE.....
Gitme sırası kalbine geldiğinde alır kalemi susa susa yazarsın, dert bu ya söyletir.. Herhangi bir gecenin koynunda suyla ihanete uğramış bir kadeh rakı varsa, nefretle aşkı meze yapıp yuvarladınmı dibine, ''Gel keyfim gel'' diye bir şarkı düşmez insanın diline.. ''Hiç bir yara hiç bir zaman tam olarak iyileşmez'' derken haybeye konuşmamış Yılmaz Abi.. Sen kalbimden geçtin, sırtımı parçalayıp çıkan kurşun misali.. Sen bana benimle ihanet ettin!
Gözlerinde beş vakit aşk kılmaya niyetlenmiştim oysa. Ama herşey birbirinin aynısı. Bu şarkıya ağlamıştım daha önce mesela, kendimi şarkılara, rakıya ve hüzünlere vurmak, en nadide alışkanlık bünyemde. O gün de böyleydi işte, birileri kapımdan inadına yeni bir gece daha atarken, yapmayın diye avaz avaz susmuştum, sonra sen gitmiştin, ben çaresiz.. Hayat işte..
Başımı ellerimin arasına alıp, ne yapsam başa çıkılmayan silüetin cebimde, cebin ve cepkenin delik olmadığı aşikar üstelik. Bir nevi yürünmüyor yüreğimde eski sen'lerin leşinden.. Ahh içimdeki kamyon..
Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık, zamanlar haindir ama, sen yine de en güzel anılarımızı kap gel yanıma demeyeceğim, yüzündeki pavyon sarışını ihanete sövmeyeceğim, ömrümden düşe kalka sildin kendini. İşte bu yüzden suskunken çıldırmayı biriktirmem, işte bu yüzden kalbim kalbinin kapılarını çarparak gitmek istiyor şimdi! Ellerin aşkı kaçmış senin gözlerine.. Bu defa ''bana'' müsade..
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #3 : 14 Haziran 2007, 09:22:21 » |
|
Yoruldum...
Yoruldum artık… Nefesim tükendi Her gece hayalini düşünmekten Hayaline sarılıp yatmaktan Sana şiirler söyleyip; Müzik dinletmekten yoruldum…
Sensizliği; Her saniye bir sorumluluk gibi Hiç düşürmemecesine taşımaktan Her gördüğüm başı kapalıyı Sen sanmaktan İsminin geçtiği yerlerde bulunmaktan Yoruldum…
Belki bir sabah çıkar gelirsin diye; Yollarını gözlemekten, Her yağmur seni anımsatıyor diye; Saatlerce ıslanmaktan Ve günlerce hapşırmaktan Yoruldum…
Sensiz dakikaların asır gibi geçtiği asırda; Her dakikada bir saate bakmaktan Yarım kalmış mevsimleri saymaktan Sigaraya başladığım günden beri öksürmekten Rakıyı gidişinden beri susuz içmekten Yoruldum…
Her geceyi; Başka bir karakolun göz hapsinde geçirmekten Güneşe çıkamamaktan Takvim yapraklarını her gün paramparça etmekten Ellerini yüzüme değdirdiğin günden beri; Nadasa bıraktığım sakallarımı kesememekten Yoruldum…
Çaresi olmayan hastalıklara yakalanmaktan Her ayrılık şarkısında ağlamaktan Bir şeyler değişir diye her isyan edişimde; Yine eski Talha olmaktan Yoruldum…
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #4 : 14 Haziran 2007, 09:24:54 » |
|
bana yaşarken ölmeyi acı çekerek sabretmeyi sen öğrettin.ölüme bile susamayı sen yasattın.artık herşey bitecekti biliyordum.çünki ben çoktan bitirmiştim.sabretmeyi sen öğrettin bana.hep kaderime ağladım.pişmanlığım çoktu.en büyük pişmanlığım ise sen oldun.ama artık göz yaşlarım dindi.yerine mutluluk işiltıları geldi.özlemekmi?neyi?eksiklikmi?ne eksiksiği?önceleri çok şey eksikti.ama artık herşey tamam.özlemiyorum çünki özlenene kavuştum.mutluyum beni sevenlerin yanındayım.ama sen yapayanlızsın yapayanlızsın.artık bana dokunuşundaki nefreti bile hissetmiyorum.tenim rahata erdi.geceleri kabusum olmuyor.yastığıma başımı rahat koyuyorum.sana olan kinimi hiçmi fark etmedin?nefretimi göremedin mi?uzak duruşum düşündürmedimi seni? bakışlarımdaki soğukluk haber vermedimi ayrılığı?gülümsediğim hiç olmadı zaten.yerine bol bol üzüntü kahır.dokunman bile ürpertirdi.her saniye nefesini hissetmekden kaçardım.bunlar haber vermedimi sanada ayrılığı? konuşmamdaki tavırlar,hiç olmayan kıskançlık haber vermedimi ayrılığı? KABUL ET!!! artık yokum ve hiç olmayacağım.zaten ben senin için hiç olmamıştım ki varlığım yokluğum farkedilmedi bile.sen benim ruhuma sahip çıkamadın.önemli olanda buya içindeki herşeyi yok ettin.kaçışım çaresizlikden değildi.cesaret doluydum.sensizliğe ilk adımımı attım.geçen şu 5 seneyi hiç yaşanmamış sayıp ait olduğum yere geldim.bir zamanlar beni burdan alıp giden sendin.ne oldu? neden kaçırdın beni elinden?GİDERİM dedim.GİT dedin.BENİM GİBİSİNİ BULAMAZSIN dedim.BULURUM dedin.AĞLARSIN dedim GÜLDÜN.YANARSIN dedim ALAY ETTİN.PİŞMAN OLUR YALVARIRSIN dedim... o an dediklerimi aklıma bile getirmek istemiyorum.GİT dedin.beni kendi rızanla kovdun.neden? kuklan artık iplerini koparmıştı çünkü doğruyu bulmuştu çünkü.NEDEN beni anlamadın?neden anlamadın?gidersem asla ve asla geri dönmem dedim.peki şimdi söyle.geldinmi dediklerime.pişman oldun yalvardın yakardın ağladın KAPIMA KÖPEK OLDUN .ama demiştim gidersem dönmem demiştim.gidersem dönmeyeceğimi söylemiştim sana .yaptıklarına katlanmasını öyle yada böyle bilirdim . ama beni sen kovmadınmı?şimdi peki neden bu pişmanlığın?ÇOK GEÇ kaldın .çok geç,çok geç kaldın.içimdeki seni öldürdün.verecek bir can borcum var oda sana dğil ALLAHIMA.beni azda olsa teselli eden şey.çektirdiğin acılar tek tek dönecek sana.hissetiğin suçluluk eritecek kalbini.beni göreceksin her insanda.beni duyaccaksın her şarkıda.şimşekde bakışımı yağmurda göz yaşımı rüzgarda dokunuşumu hissedeceksin.göz yaşların yakacak gözlerini.istemesende süzülecek akacak yanaklarından.farketmeden beni yazacaksın kağıtlara.beni okuyacaksın her kitapta siyahı görünce kara gözlerim gelecek aklına..gülüşümü sezeceksin her komedide.kızgınlığımı sezeceksn yalanlarında.beni ölmekden beter etmenin verdiği acıyla kor gibi yanacaksın.susayacaksın bana acıkacaksın.işte HATANI o zmn anlayacaksın.işte o zmn yaptıklarını anlayacaksın. AMA HERŞER İÇİN O KADAR ÇOK GEÇ KALDINKİ.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #5 : 14 Haziran 2007, 09:25:33 » |
|
SIIRLERIM BEGENILIRSE GERISI GELECEK
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
DiLKeTYaMiN
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #6 : 14 Haziran 2007, 09:26:28 » |
|
Sessiz Peri gerçekten çok güzel şiirler ve paylaşımların oluyor..Bu ilham kaynağının Sebebşnş bilmek isterdim Çönkü sevgiye ve aşka dair okadar güzel şeyler anatıyorsunki ve paylaşıyorsunki bunun tşkler...
Devamını Bekleriz:P ama kaynağını merak ettimm!!!!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #7 : 14 Haziran 2007, 09:28:57 » |
|
Her gün birşey daha kaybediyorum senden öte.. Varlığın bir hiç gibi. Yokluğun bedenimi yakar...
Yine gördüm seni. Yanıma oturdun. Ama konuşmadın bile. Sessizlik çökmüştü içine sanki.. Sana sevdiğimi söylemek istedim.. ama sadece istedm.. /yapamadım/ Yanımdayken kokunu duydum ya.. Bittiğim an "o" andır.. İçime çektim doya doya. Hissettim yüreğimde. Kalbime söz geçiremedim yine... İsmini bile bilmediğim sevdiğim.. Özledim seni!
Seninleydim "o" an. Sadece senindim.. Söylemek istedim sana. Haykırmak istedim dağa,taşa. ama sadece istedim.. /yapamadım/
Her gün birşey daha kaybediyorum senden öte.. Varlığın bir hiç gibi. Yokluğun bedenimi yakar...
Yüreğimin çarptığı, sana söyleyemediği an "o" andır.. Yine gördüm seni sevdiğim.. Sen ise hiç konuşmadın.. Bende sessizlik elbisemi giydim işte "o" an...
Yüreğimde çığlıklar... Çok yalnızım sevdiğim.. Sana aç.. Sana susuz.. Sana hasret..
İsmini bile bilmediğim sevdiğim.. Yalnızım şimdi. Yoksun yanımda. Ağladım gecelerce uğrunda.
Dinsin yüreğimdeki bu sancı.. Bedenim kavruluyo.. Yüreğim acıyo.. Dayanamıyorum..
Anlamsızlıklar içinde kayboldum. Çözüm yolu aranıyorum.. /Senden ba$ka/
Yalvarırım geri dön.. Yada yok dönme. Yada istersen dön.. Ama boşver. Sen sana yakışanı yap. Gitmeler sana yakışır!
Ayrılığın hakkını ver... Anlamsız kıl tüm yaşanmışlığı... Kalmayı BECEREMEDİN, Bari gitmesini öğren ! Ne bileyim vur sırtımdan mesela, Adı AYRILIK olsun ! Gidişlerden gidiş beğen, yeterki GİTMELER senin olsun...
Çok oluyorsun böyle gitmek mi olur !!! Her gidişinde kendini bende unutuyorsun...!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #8 : 14 Haziran 2007, 09:29:32 » |
|
SADECE GERCEK SEVGIYI BULDUMMM
DESEMMMMMM
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
DiLKeTYaMiN
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #9 : 14 Haziran 2007, 09:33:47 » |
|
inanırım aşk insanların içinde saklı oalan herşeyi dile getiren en güzel duygudur birazdan eminim o aşk sana gelecek?
sadece beklee
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #10 : 14 Haziran 2007, 09:38:18 » |
|
Her gün birşey daha kaybediyorum senden öte.. Varlığın bir hiç gibi. Yokluğun bedenimi yakar...
Yine gördüm seni. Yanıma oturdun. Ama konuşmadın bile. Sessizlik çökmüştü içine sanki.. Sana sevdiğimi söylemek istedim.. ama sadece istedm.. /yapamadım/ Yanımdayken kokunu duydum ya.. Bittiğim an "o" andır.. İçime çektim doya doya. Hissettim yüreğimde. Kalbime söz geçiremedim yine... İsmini bile bilmediğim sevdiğim.. Özledim seni!
Seninleydim "o" an. Sadece senindim.. Söylemek istedim sana. Haykırmak istedim dağa,taşa. ama sadece istedim.. /yapamadım/
Her gün birşey daha kaybediyorum senden öte.. Varlığın bir hiç gibi. Yokluğun bedenimi yakar...
Yüreğimin çarptığı, sana söyleyemediği an "o" andır.. Yine gördüm seni sevdiğim.. Sen ise hiç konuşmadın.. Bende sessizlik elbisemi giydim işte "o" an...
Yüreğimde çığlıklar... Çok yalnızım sevdiğim.. Sana aç.. Sana susuz.. Sana hasret..
İsmini bile bilmediğim sevdiğim.. Yalnızım şimdi. Yoksun yanımda. Ağladım gecelerce uğrunda.
Dinsin yüreğimdeki bu sancı.. Bedenim kavruluyo.. Yüreğim acıyo.. Dayanamıyorum..
Anlamsızlıklar içinde kayboldum. Çözüm yolu aranıyorum.. /Senden ba$ka/
Yalvarırım geri dön.. Yada yok dönme. Yada istersen dön.. Ama boşver. Sen sana yakışanı yap. Gitmeler sana yakışır!
Ayrılığın hakkını ver... Anlamsız kıl tüm yaşanmışlığı... Kalmayı BECEREMEDİN, Bari gitmesini öğren ! Ne bileyim vur sırtımdan mesela, Adı AYRILIK olsun ! Gidişlerden gidiş beğen, yeterki GİTMELER senin olsun...
Çok oluyorsun böyle gitmek mi olur !!! Her gidişinde kendini bende unutuyorsun...!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
MeLeKYaRiM
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #11 : 14 Haziran 2007, 09:40:04 » |
|
Şiirlerin Çok güzel sessiz peri paylaşım için tşkler.. devamını bekleriz...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #12 : 14 Haziran 2007, 10:15:20 » |
|
Öldürecektim seni bende kendimde o gücü bulabilseydim eğer... Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!!! Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda... ”Ben demiştim” diyenlere, üzüntümü belli etmemek için kuşandığım mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri... Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım.... Başarabilseydim incitecektim seni... incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle... Ne var ne yok sayıp dökecektim karşına geçip... Kendimi hayrete düşürürcesine birer tokat gibi vuracaktım hiç kullanmadığım o ağır lafları... Kıracaktım seni binbir parçaya ayırana kadar... Duvardan duvara fırlatacaktım sevgi diye önüme sunduğun hastalıklı duygularını... Ama ben seni incitmeye de kıyamadım... Elimden gelseydi unutacaktım seni... Gözlerimden silecektim hayalini ve dilimden adını... Duman duman atacaktım seni bu şehirdeki tüm bacalardan; ama soluduğum havaya karışıp yine dolacaktın ciğerlerime... Onlarca damla döküp göz pınarlarımdan akıtacaktım seni sevgimin atığı diye ama ıslaklığın kalacaktı elmacık kemiklerimde... Bu kez de tenimin tuzuna karışacaktın... “Sözümü tutacağım ,adını anmayacağım”nağmelerini dinleyip neyi unutacağımı unutacaktım seni unutayım derken... Zaten ben seni unutmaya da kıyamadım... Ne kadar çabuk geldi ayrılık... Oysa daha yeni başlamıştık birbirimize ayak uydurmaya, daha doğrusu ayak uyduramamaya... Nedensizliklerin iç çekişlerini dinlerken vedalar bozdu suskunluğumuzu... Bana mıydı kızgınlığın yoksa kendine mi anlamadım... Kaçar gibi veda ettin... Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!! Öldürecektim seni... İncitecektim seni... Unutacaktım seni.... Ama lanet olsun!!! kı-ya-ma-dım!!! Oysa ben seni sevmelere doyamadım!!!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
sessiz_peri
Ziyaretçi
Durumum:
|
 |
« Yanıtla #13 : 14 Haziran 2007, 10:16:26 » |
|
En acıtanı ne biliyor musun dedi biri..
Hani o gidişlerin var ya... sessizce... suskun ..
Kırılan sen olduğun halde... kendisiymiş gibi... hani o arkasına dahi bakmadan gidişleri.. Hani senin "o an" "oracıkta" "ancak" arkasından baka kaldığın... anın durması için yalvardığın, tutup ucundan geri çevirmeye çalıştığın an varya, hani yapabilsen o merdiveni, hani yapabilsen o kapıyı, hani yapabilsen o sokağı tutup ucundan geri çevirmeye canını bile verebileceğin o an..
O işte...en acıtanı o..
Hani o tıpkı elinden düşen en sevdiğin, hani o tıpkı tutamadığı gibi... hani o tıpkı tüm gidenlerde yaşadığı gibi... hani o bir ince sızı varya içe akan... işte...tam öyle incecik... yırtarak kayan... düşen kanatan... acıtan.. tutamadığın... parçalanan... tuzla buz olan... zamana savrulan... zamanda akıp giden... hani o zamanla çatıştığın ama zaman içinde yok olmayan herkesin inandığı o kocaman ... "zaman her şeyin ilacıdır" yalanı ... bunun bir yalan olduğunu tekrardan hatırladığın an... ve kendini kandırmaya başladığın an ... istemeye istemeye inanmaya başladığın an..
O işte...en acıtanı o..
Ama senin orda oldugunu hep bildiğin .. Ama senin hep hissettiğin.. Ama bir dahası olmayan.. Ama zaten hiç senin olmayan.. Ama senin hep bildiğin.. Ama senin hep hissettiğin.. Ama bir daha sana geri gelmeyecek olan.. Ama buna rağmen Gelmeyeceğini bile bile senin beklediğin.. O işte...en acıtanı o..
Sonra o kocaman kocaman, akıp gitmek bilmeyen zaman.. O durduramadığın an' ın karmaşası tezatlığı.. Kördüğüm oluşu.. O "acabalarla" , "keşkelerle" dolu soruların .. İçindeki kısır döngülerin.. Ve o an .. Hiç bir şey yapamamanın çaresizliği.. O işte...en acıtanı o..
Belki de sadece çaresizliğin...
Çaresizliğim...lütfen beni artık acıtma...!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|